whatsapp logo

Diş Minesinin Aşınmasına Neden Olan Günlük Alışkanlıklar


Diş Minesinin Aşınmasına Neden Olan Günlük Alışkanlıklar

Dişlerimizi korumak denildiğinde çoğumuzun aklına düzenli fırçalama ve diş ipi kullanımı gelir. Oysa diş sağlığını etkileyen bazı alışkanlıklar, gün içinde hiç düşünmeden yaptığımız küçük davranışların arasında saklı olabilir. Dişin en dış tabakası olan mine, vücudumuzdaki en sert dokulardan biridir. Buna rağmen sürekli asit teması, aşırı basınç veya yanlış bakım alışkanlıkları zaman içinde mine yüzeyinin yıpranmasına neden olabilir. Üstelik mine dokusu bir kez kaybedildiğinde vücut tarafından yeniden oluşturulamaz.


Diş Minesini Yıpratan Alışkanlıklar

  • Gün boyunca küçük küçük asit tüketmek

Bir bardak asitli içeceği tek seferde tüketmek ile aynı içeceği saatler boyunca aralıklarla yudumlamak dişler açısından aynı değildir.

  • Kahveye eklenen limon, aromalı içecekler, gazlı içecekler ve asitli meyve suları diş yüzeyinin asitle temas etmesine neden olabilir. Tüketim sıklığı arttıkça dişlerin kendini toparlaması için ihtiyaç duyduğu süre de azalır. Bu nedenle yalnızca “ne kadar tükettiğiniz” değil, ne sıklıkta tükettiğiniz de önemlidir.
  • Dişleri temizlerken fazla güç uygulamak.

 Diş fırçalamak sırasında daha fazla güç kullanmak, daha temiz dişler anlamına gelmez. Özellikle sert kıllı bir fırçayla dişlere baskı uygulamak, zaman içerisinde diş yüzeylerinin mekanik olarak yıpranmasına katkıda bulunabilir. Fırçalama sırasında kılların aşırı derecede ezilmesi, gereğinden fazla kuvvet uygulandığının bir işareti olabilir. Dişleri temizlemek için sert davranmak yerine doğru teknik ve düzenli bakım daha önemlidir.

  • Ekşi bir şey yedikten hemen sonra fırçalamak.

 Ekşi bir yiyecek veya içecek tüketildiğinde ağız ortamındaki asit miktarı artar. Bu süreçte diş yüzeyi geçici olarak asidik koşullardan etkilenebilir. Tam bu sırada dişleri güçlü şekilde fırçalamak, asit etkisiyle hassaslaşmış yüzeye mekanik baskı ekleyebilir. Bu nedenle özellikle asitli tüketimlerin ardından hemen fırçalamak yerine bir süre beklemek ve ağızda suyla çalkalama yapmak daha uygun bir yaklaşım olabilir.

  • Buzu çiğnemek. 

Sıcak havalarda buz çiğnemek bazı kişiler için alışkanlığa dönüşebilir. Ancak buzun sertliği, dişlere beklenmedik miktarda kuvvet uygulanmasına neden olabilir. Düzenli olarak buz çiğnemek yalnızca mine yüzeyini yıpratmakla kalmayabilir; dişlerde çatlak veya kırık oluşma riskini de artırabilir. Buzu çiğnemek yerine erimesini beklemek dişler açısından daha güvenlidir.

  • Kalem ve benzeri eşyaları ısırmak.

 Düşünürken kalem ısırmak, tırnak yemek veya sert plastik nesneleri dişlerle tutmak çoğu zaman farkında olmadan yapılan davranışlardır. Dişler bu amaçlar için tasarlanmış aletler değildir. Sürekli tekrarlanan bu tür mekanik kuvvetler diş yüzeylerinde aşınmaya ve zaman içerisinde çatlaklara neden olabilir.

  • Gece diş sıkmak. 

Bazı kişiler dişlerini özellikle uyku sırasında sıktığının farkında bile olmayabilir. Dişlerin uzun süre yüksek kuvvetle birbirine temas etmesi, diş yüzeylerinde aşınmaya yol açabilir. Sabahları çene bölgesinde yorgunluk, baş ağrısı veya dişlerde hassasiyet fark ediliyorsa diş sıkma ihtimali değerlendirilmelidir.

Bu tür şikâyetlerde diş hekimi tarafından yapılacak değerlendirme, sorunun kaynağının belirlenmesi açısından önemlidir.

  • Şekerli Yiyecekleri Gün İçinde Sürekli Atıştırmak

Bir yiyeceğin yalnızca miktarı değil, tüketim şekli de ağız sağlığı açısından önem taşır. Gün içerisinde sürekli olarak şekerli veya asitli atıştırmalıklara yönelmek, ağız ortamının daha sık asidik hale gelmesine neden olabilir. Özellikle öğünler arasında sık tüketim, dişlerin gün boyunca tekrar tekrar asit saldırısıyla karşılaşmasına yol açabilir.

  • Suyu İhmal Etmek

Tükürük, ağız sağlığının doğal savunma mekanizmalarından biridir. Ağız içindeki ortamın dengelenmesine ve yiyecek artıklarının uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Yeterli sıvı alınmadığında veya ağız kuruluğu yaşandığında bu doğal koruma mekanizması olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle gün içerisinde yeterli su tüketmek, yalnızca genel sağlık açısından değil, ağız ve diş sağlığı açısından da önemlidir.


Diş Minesinin Aşındığını Nasıl Anlayabiliriz?

Mine aşınması her zaman başlangıç aşamasında kolayca fark edilmeyebilir. Zaman içerisinde bazı değişiklikler ortaya çıkabilir. Örneğin;

* Soğuk veya sıcak yiyeceklerde hassasiyet,

* Dişlerin daha sarı veya saydam görünmesi,

* Diş uçlarında incelme,

* Diş yüzeylerinin daha düz görünmesi,

* Çiğneme sırasında rahatsızlık,

* Diş kenarlarında küçük kırılmalar

Ancak bu belirtiler farklı ağız ve diş problemlerinde de görülebileceğinden, yalnızca belirtilere bakarak kesin bir tanı koymak doğru değildir.

Diş Minesini Korumak İçin Günlük Hayatta Nelere Dikkat Etmeliyiz?

  • Diş minesini korumak için hayatınızı tamamen değiştirmeniz gerekmez. Asıl önemli olan, dişleri gereksiz yere yıpratan davranışları fark edip mümkün olduğunca azaltmaktır.
  • Asitli yiyecek ve içecekleri daha seyrek tüketmek, tüketim sonrasında ağzı suyla çalkalamak, dişleri aşırı bastırmadan fırçalamak ve sert nesneleri dişlerle ısırmamak alınabilecek basit önlemler arasındadır. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrolleri sayesinde mine aşınması gibi problemler ilerlemeden fark edilebilir. Sağlıklı Dişler İçin Küçük Alışkanlıklar Önemlidir

Diş minesinin aşınması çoğu zaman tek bir günde ortaya çıkan bir problem değildir. Farkında olmadan yıllar boyunca tekrarlanan küçük alışkanlıkların birleşimiyle gelişebilir. Bu nedenle dişlerinize iyi bakmak yalnızca sabah ve akşam fırçalamaktan ibaret değildir. Gün içerisinde dişlerinizi neye maruz bıraktığınızı ve onlara nasıl davrandığınızı da göz önünde bulundurmak gerekir.

Diş minesini bugün korumaya başlamak, gelecekte daha sağlıklı ve güçlü bir gülümseme için atılabilecek en değerli adımlardan biridir. Hem fiyat hem de daha detaylı bilgi için kliniğimiz ziyaret edebilirsiniz.